Astrolojide Elementler

Astrolojinin temelini oluşturan 4 element: Ateş, Toprak, Hava ve Su. Bu elementler, burçların enerji kalitelerini, kişilik özelliklerini ve yaşam yaklaşımlarını belirler. Elementlerin derin anlamlarını ve tarihsel kökenlerini keşfedin.

Astrolojide Elementler

Astrolojide Elementler

Astrolojide elementler yazıma başlamadan önce şunu belirtmek isterim ki; ülkemizde çok fazla bilgi kirliliği var. Elementler hakkında yaptığım araştırmalardan edindiğim bilgileri kaynak belirterek söyleyebilirim ki birçok kaynak, kulaktan dolma bilgilerle, sadece İngilizceden çeviriler ve dağınık bilgiler vermeye çalışmış. Burada amacım kimseyi eleştirmek değil aksine okuyucuların ve öğrencilerin dikkatini çekmek ve konuları biraz daha derin araştırmalarını sağlamaktır. Her yazarın, hocanın söylemlerinin ya da bilgisinin doğru olmadığını, sizlerin doğrusunu öğrenmekle ve araştırmakla mükellef olduğunuzu düşünüyorum. Buna kendi yazılarım da dahildir.

Simya ve astroloji için en önemli konuların başında gelen elementler hakkında bulabildiğim en eski ve doğru kaynaklar ışığında yazmaya çalışacağım. Bu yolculuğa çıkarken Sokrates'in şu sözünü kendime ilke edindim: "Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir." Birazdan okuyacağınız metin birçok temel kaynaktan alınma bilgi ve referanslar ile uzun çalışmalar sonucu yazılmıştır. Yolunuzu aydınlatması dileğimle, keyifli anlar.

Astrolojinin Temeli Elementler

Ateş, Toprak, Su, Hava

İnsanoğlu gelişim gösterdikçe dünyaya zuhur etmiş ve varlığını çözmeye çalışmıştır. Elementleri eski çağ mitolojilerinden, tüm inanışlarda, zamanın felsefecileri, tasavvuf ehilleri ve günümüzün popüler bilimi olan psikolojide de çokça görmekteyiz. Eminim ki bu konuda insanlardan gizlenen ya da gün yüzüne çıkmamış birçok yazıt ve eser bulunmaktadır. Konuyu öncelikle bilinen en eski kaynaktan başlamak ve kronolojik sıra ile izah etmek isterim. Çünkü bahsedeceğim konuların çok fazla çarpıtılıp birbirleriyle harmanlanarak okuyucularda farklı bir algı oluşturulduğunu gözlemliyorum.

Hinduizm inanışının yani dininin kutsal kitabı olan Bhagavad Gita'dan başlamayı doğru buluyorum. Sebebi ise hem bu konunun en eski kaynağı olması hem de ülkemizde bir felsefe ve yaşam biçimi olarak lanse edilen, aslında bir din olan, en çok bilgi kirliliği olduğunu düşündüğüm konu olması. Kitabın tamımı 700 mantra-ayetten oluşmuştur. İçerisinde Sanskritçe yazılı 700 Mantra yani dua-ayet vardır. Hindistan'da resmi olarak kabul gören 22 dilin içerisinde Sanskritçe yoktur; çünkü çok eski bir dil olup günümüzde anlaşılabilirliğini kaybetmiştir ve konuşma dili değildir. Dolayısıyla çok karmaşıktır ve anlamlandırmak da bir o kadar zordur. Bhagavad Gita kutsal yazıtlarının M.Ö. yaklaşık 3000-3500 yıllarında yazıldığı söylenir ve kitabın sadece 4 rahip tarafından yorumlamasına izin verilmiştir.

Bhagavad Gita'da bulunan 7. Dasılın 4. Mantrasında maddi alemin ve dünyanın yaradılışının 8 Maddenin birleşiminden oluştuğundan bahsedilir. İnsanın 4 elementi (bhūmih=toprak, apah= su, analah=ateş ve ayuh=hava) olduğundan bahsetmiş ve sıralamanın sonuna eter, akıl, zeka ve nefsten oluştuğunu ekleyerek anlatmıştır.

14. faslın 5. mantrasında varoluşun nitelikleri üçe ayrılmıştır:

  • Sattavam: Erdem = ÖNCÜ
  • Rajah: İhtiras = DEĞİŞKEN
  • Tamah: Cehalet = SABİT

Tüm canlı varlıkların doğa ile irtibata geçtikten sonra bu üç hali ve 4 elementi aldığından bahsetmiş ve kendi aralarında bir döngü olduğunu anlatmıştır. Özetle Bhagavad Gita'da 2.28 de insan tezahüründe maddi hale gelmeden önce etherden oluştuğu ve etherden havanın oluştuğu, havadan ateşin oluştuğu, ateşten suyun oluştuğu ve sudan da toprağın oluştuğu söylenmiş; ardından bu tezahürü tamamlayarak döngünün devam ettiğini yazmıştır.

"Birçok vedik astrolog, elementler için Sanskirtçe'den ya da Hindu dilinden türemiş başka anlamlara gelen kelimeleri kullanmaktadır. Siz de bu konuyu mutlaka araştırın. Çin felsefesinin de yapı taşı olan yang, eril ve pozitif durumdadır ve ışığı temsil eder, ateş ve havayı içine alır. Yin ise dişil, negatif durumdadır ve karanlığı temsil eder, su ve toprak olarak geçmektedir.

Hinduizm, Budizim, Şamanizim gibi Tibet inanışlarında ve tüm ezoterik ilimlerin kökeninde elementler yatmaktadır. Enerji astrolojisinde ve simya astrolojisinde elementleri anlamak simyanın oluşmasını sağlamanın birinci adımıdır.

Orta Çağ ve Antik Yunan Astrolojisinde Elementler

Antik Yunan kaynaklarında MÖ 500-MÖ 300 arasında yaşamış bilim, felsefe, tıp insanları elementlerden mizaçlar olarak bahsetmiş ve yaşadıkları zamanın modern tıbbını bu temeller üzerine kurmuştur. Tıbbın babası olarak bilinen Hipokrates, Humorizm teorisi üzerinde çalışmaktaydı. Antik Yunan biliminde Humorizm, mizaç kavramını ilk ortaya atan Kratonlu Alcmaeon' a aittir. Ayrıca zamanın en iyi tıp bilimcisiydi ve astrolojiyle de uğraşmaktaydı. Ortaya attığı kavram hastalıkların mizaç dengesizliğinden kaynaklanmasıydı ve mizaçları dörde ayırmıştı:

Blood

Kan

Yellow Bile

Sarı Safra

Black Bile

Kara Safra

Plegram

Balgam

Daha sonra Hipokrates, Aristotales ve Empedokles bu çalışmalara büyük katkılar sağlamıştır. Antik Yunan biliminde Empedokles mizaçların tümünü Arkhe olarak nitelendirmiş ve bunları da dörde ayırmıştır: Ateş, toprak, hava, su şeklinde isimlendirmiştir. Ülkemizdeki birçok astrolojik kaynakta, kitaplarda ve yazılarda mizaçları ya da elementleri ilk olarak ortaya atanın Empedokles olduğu yazmakta ve öğretilmektedir. Bu bilgi tamamen yanlıştır. Yazılı en eski kaynakların doğu kültüründe olduğunu görmekteyiz.

Elementler, Mizaçlar ve İslam'daki Yeri

Ezoterik öğretilerden, dini inanışlara kadar karşılık bulan elementleri sadece madde olarak algılamak, kimya laboratuvarında ruhun varlığını ispat etmeye çalışmak gibidir. Okült ışıklarını ve Yunan mitlerini bir kenara bırakarak biraz daha farklı bir bakış açısıyla ele alacak olursak; en yakınımızdaki rehber olan kutsal kitabımız Kuran'daki ayetleri inceleyebiliriz.

Enbiya Suresi 30. ayette: "her canlıyı sudan yarattığımızı görmezler mi?"

Al-İmran Suresi 59. ayette: "İsa'nın durumu Âdem'in durumu gibidir. Onu topraktan var etti."

Bu iki ayette açık olarak insan bedeninin sudan ve topraktan yaratıldığını görebiliriz. Hicr Suresi 29. ayet ise "ona ruhumdan üflediğim vakit" diyerek insanoğluna Allah'ın sonsuz yaşam enerjisini yani nuru üflediğini açıkça söylemektedir. Elementlerin yaşam formunda olan tüm varlığın kökeninde ne kadar büyük rol oynadığını buradan da anlamaktayız.

İslam tarihinde şifa ilminin yayılmasını sağlayan en önemli mihenk taşı olan üstat İbni Sina'nın eserlerinde elementleri, insan mizaçları olarak ele almıştır. Mizacın sırlarının anlaşılması, kişiye şifanın kapılarını aralamasını sağlamaktadır. İbni Sina eserlerinde mizaçları ateş, toprak, hava ve su olarak dörde ayırmıştır ve kullandığı tedavileri kişinin mizacına göre belirleyip uygulamaktaydı.

Simyanın ve şifanın kökünde mizaçlar yani elementler vardır. Mizaçları anlamak, derinlerine inmek ve sırlarını çözmek yaratanı ve var oluşu çözmeye giden en büyük kapıdır.

Elementler, Mizaçlar ve İslam'daki Yeri

Ezoterik öğretilerden, dini inanışlara kadar karşılık bulan elementleri sadece madde olarak algılamak, kimya laboratuvarında ruhun varlığını ispat etmeye çalışmak gibidir. Okült ışıklarını ve Yunan mitlerini bir kenara bırakarak biraz daha farklı bir bakış açısıyla ele alacak olursak; en yakınımızdaki rehber olan kutsal kitabımız Kuran'daki ayetleri inceleyebiliriz.

Enbiya Suresi 30. ayette: "her canlıyı sudan yarattığımızı görmezler mi?"

Al-İmran Suresi 59. ayette: "İsa'nın durumu Âdem'in durumu gibidir. Onu topraktan var etti."

Bu iki ayette açık olarak insan bedeninin sudan ve topraktan yaratıldığını görebiliriz. Hicr Suresi 29. ayet ise "ona ruhumdan üflediğim vakit" diyerek insanoğluna Allah'ın sonsuz yaşam enerjisini yani nuru üflediğini açıkça söylemektedir. Elementlerin yaşam formunda olan tüm varlığın kökeninde ne kadar büyük rol oynadığını buradan da anlamaktayız.

İslam tarihinde şifa ilminin yayılmasını sağlayan en önemli mihenk taşı olan üstat İbni Sina'nın eserlerinde elementleri, insan mizaçları olarak ele almıştır. Mizacın sırlarının anlaşılması, kişiye şifanın kapılarını aralamasını sağlamaktadır. İbni Sina eserlerinde mizaçları ateş, toprak, hava ve su olarak dörde ayırmıştır ve kullandığı tedavileri kişinin mizacına göre belirleyip uygulamaktaydı.

Simyanın ve şifanın kökünde mizaçlar yani elementler vardır. Mizaçları anlamak, derinlerine inmek ve sırlarını çözmek yaratanı ve var oluşu çözmeye giden en büyük kapıdır.

Psikolojide Elementler

Günümüzün popüler bilimi psikoloji ekollerinde de kullanılan elementlerin, en büyük örneklerinden biri olan analitik psikoloji okulunun kurucusu İsviçreli psikiyatr Carl Gustav Jung tarafından araştırmalarında yer aldığı görülmektedir. Ezoterik astroloji başta olmak üzere orta çağ astrolojisinde de kullanılmıştır. Elementler simyanın ve astrolojinin en önemli yapı taşlarını oluşturur. Doğum haritasını incelediğimiz kişinin mizacını anlamakta ciddi ipuçları veren elementler 4 ayrı gruba ayrılmıştır. Bunlar modern astrolojide ateş, toprak, hava, su olarak isimlendirilmiştir. Dünyayı deneyimleme yolu olarak betimlenen elementlerin anlamları şöyledir:

  • Ateş: Dünyada kendimizi aktif bir şekilde ifade etmek
  • Toprak: Dünyayı fiziksel olarak deneyimlemek
  • Hava: Düşünsel ve algılarla deneyimlemek
  • Su: Duygularla deneyimlemek

Bu elementler, Jung'un psikolojisinde tarif ettiği dört fonksiyonla örtüşmektedir. Sezgi, duyum, düşünme ve his. Kişinin doğum haritasındaki elementlerin dağılımı davranış, kişilik, olaylara bakış açısı, kişinin dünyayı algılaması gibi çok önemli unsurları hızlı bir şekilde yorumlamamızı sağlamaktadır. Her insanın içinde barındırdığı enerji ve bilinç yapısı hakkında bilgi verir. Elementlerin astrolojinin temelini oluşturan en önemli kavram olduğunu bilmek, bu konuyu iyi anlamak ve elementleri sadece maddesel değil mana aleminden de değerlendirmek gerekir. Kişinin yansıttığı enerji ve oluşturduğu titreşimlerin belirlenmesini sağlar.

Elementler dörde ayrıldığı gibi bu dört unsur da kendi içinde üçe ayrılmaktadır. Bunlar öncü, sabit, ve değişken olarak nitelendirilir. Bu da elementlerin yansıttığı enerjinin hareketle nasıl kullanıldığı hakkında bilgi vermektedir. Kişinin hayatı algılamasından bir noktada olayları başlatmasına kadar birçok detayı anlatmaktadır.

Ateş ve hava yukarı doğru eğilim gösterirken toprak ve su yer çekimine dayanamaz ve aşağı doğru çekilir. Birbirlerinin zıttı olan elementler aynı zamanda birbirlerini tamamlamaktadır. Tüm elementler bütünün birer parçasıdır. Evrenin, doğanın, insanın kısacası tüm yaratılışın temelini oluşturmaktadır. İnsan üzerindeki etkilerini anlamak için her insana yansıttığı enerjileri anlamak gerekmektedir. Gezegenlerin, yükselenin ve ışıkların bulunduğu burçlara puanlama yaparak kişi üzerindeki enerjilerin seviyeleri ölçümlenebilir. Yapılan değerlendirmede hangi enerjiyi daha çok yansıtıyorsa kişinin mizacı ve davranışları o yöndedir.

Zodyak Burçlar Kuşağı Dört Element Döngüsü

Zodyak burçlar kuşağını 4 elemente ayırmaktayız. Koç burcundan başlayan ateş elementi, toprak elementi olan boğa burcu ile devam etmekte, hava elementi olan ikizler burcu ve su elementi olan yengeçle ilk dörtlü döngüyü tamamlamaktadır. Zodyak'taki burçlar ve elemenler kendi içlerinde sonsuz bir döngüye sahiptir. Yani ruh ateşle başlayan tekamülünü su ile tamamlamaktadır. Döngüsüne tekrar ateş elementi olan aslan burcuna, toprak elementi olan başak burcuna, hava elementi olan terazi burcuna ve su elementi olan akrep burcuna dönerek devam eder. Ardından tekrar ateş elementi olan yay burcundan yeni bir döngü başlatır, oğlak burcuna yani toprağa, sonra kova burcuna yani havaya ve son olarak da balık burcu yani su elementine giderek son bulur. Yeni bir döngü başlatmak için yine sona gelinmiştir.

Ateş Elementi Burçlar: Koç Burcu, Aslan Burcu, Yay Burcu

Astrolojide Elementler

Ateş elementi olan burçlar koç, aslan ve yay burçları liderlik özellikleri, başlatma enerjileri, ön planda olmaları dolayısıyla karizmatik ve etkileyici tavırlara sahiptir ve bu, her yerde ilgi odağı olmalarına sebep olmaktadır. Coşku, inanç, enerji veren ve yayılma eğilimindedir. Ateş elementine sahip burçlar genellikle dürtüsel davranır; özellikle koç burcu her anlamda kendini ön plana atmayı sever, öncü niteliktedir ve düşünmeden hareket eder.

Bir sonraki tekabül olan aslan burcu, koç burcunun ikinci versiyonu gibidir. Liderlik, sahnede olma, ilgi görme ve göstermeyi sever. Sabit niteliktedir, esnemeyi sevmez, koç burcuna göre bencil davranışları baskılamıştır. Ateş elementi burçların son tekabülü yay burcu ne koç burçları ne de aslan burçları gibidir. Değişken nitelikte olan yay burçları, bir davranış sergileyecekse altını doldurmak ister. Koç ve aslan burçlarında olan ego, yay burcunda bastırılmıştır ve yerini bilgiye, deneyime ve felsefeye bırakmıştır.

Toprak Elementi Burçlar: Boğa Burcu, Başak Burcu, Oğlak Burcu

Toprak elementi olan burçlar boğa, başak ve oğlak burçları hayatlarındaki her şeyin sağlam temeller üzerine kurulmasını isterler. Daha başka kişilerden etkilenmek yerine daha önce denenmiş ve onaylanmış olanın üzerine giderler. Macera onlara göre değildir. Maddenin farkındadırlar ve maddesel metalar daha ön plandadır. Toprak elementi bir sınırlanmanın ve sınırlar çerçevesinde deneyimin göstergesidir. Maddesel bir deneyimin içinde sıkışan ruh, kendini ifade şekli olarak güven hissi ve sahip olduğu bedeni koruma, bedenin ve onun ihtiyaçları üzerinde yoğunlaşmıştır.

Özellikle boğa burçları bedensel zevkle, sanatla, estetikle iç içedir. Toprak elementinin sabit burcu olan boğa tutucu bir tavra sahiptir. Başak burcu sağlamlığın yanında değişken niteliktedir, analitik düşünceyi ve detayları önemser. Boğa burçlarından ayıran en önemli özelliği, analitik düşünce yapısı ve değişmesidir. Toprak elementinin öncü burcu olan oğlaklar, boğa ve başağın tüm özelliklerinin yanına liderlik vasfını da eklemiştir. Sağlam temeller üzerine kurulu toprak elementi burçlar arasında en savunmacı olandır. Boğa burcunun sabitliği, başak burcunun değişkenliği oğlak burcunda yerini öncü enerjiye bırakmıştır.

Toprak Elementi

Hava Elementi Burçlar: İkizler Burcu, Terazi Burcu, Kova Burcu

Hava Elementi

Hava elementine sahip burçlar ikizler, terazi ve kova burçlarıdır. Hava elementindeki burçlar genel olarak iletişim, paylaşma, öğrenme, öğretme ve hayal gücü ile ilişkilendirilir. Hava grubu insanı, insanlara eşit mesafe koyar. Olayları ve yaşamı objektif olarak değerlendirir, bütünü görmeye çalışır, akıl ve mantıkla karar almaya çalışırlar. Akılla yapılan her iş onlar için uygun olabilir. Hava elementi ateş kadar olmasa da ego ile ilişkilendirilebilmektedir.

İkizler burcu, hava elementinin en değişken yüzüdür, etkili ve güzel sözler söyler, konuşması ve iletişimi çok güçlüdür, yazı yazma, bilgi alma, bilgiyi toplama ve öğretme konusunda Zodyak'taki en başarılı burç diyebiliriz. Hava grubunun öncüsü olan terazi burcu, ilişkiler ve arkadaşlıklar anlamında başlatma enerjisine sahiptir. İlişkilerde uyum içinde olmayı seçer. Genel olarak en sosyal grup hava grubudur. En kolay ve hızlı iletişim kurulacak kişiler arasındadır. Kova ise hava elementinin sabit burcudur. Hümanist ve arkadaş canlısı yaklaşımı ile dikkat çekerler.

Su Elementi Burçlar: Yengeç Burcu, Akrep Burcu, Balık Burcu

Su elementine sahip burçlar yengeç, akrep ve balık burçlarıdır. Yazımızın başında belirttiğimiz gibi su yaşamın ve yaratımın kaynağının başında gelmektedir. İyileşme, duygusal tepki, empati ve hislerle ilgilidir. Su grubu genel olarak doğumla, ruhla, duygularla, merhametle, şifa ve derinlikle ilgilidir. Daha çok dışa değil içe yönelim gösterir. Eskide yaşama ve tutuculuk eğilimi vardır. Sorunların çözümünü kendi içinde, içe çekilerek derinlerde çözmeye çalışır.

Kuşkusuz su verilmeyen topraktan bitki çıkması beklenemez değil mi? Zodyak'taki konumu ile su elementinin öncüsü olan yengeç burçları hayat vereni, doğuma sebep olanı yani anneyi temsil etmektedir. Dolayısıyla güçlü bağlar kurarlar, çoğu zaman rasyonellikten uzaktırlar, onları daha çok akıl, mantık yerine duyguları ve hisleri yönetir.

Su grubunun sabit burcu olan akrepler, bilincin gizemini çözmekle hatta tüm varoluşun gizemi ile ilgilenebilirler. Tutucu ve tutkulu tavırları, iç dünyaları ve bilinçdışı deneyimleri ile bilinmeyenin arkasını araştırmaktan çekinmezler.

Su elementinin son burcu ve değişken yapıya sahip olan balık burcu; sanatla, bağlılıkla, bağımlılıklarla ilintilidir. Bazen bir insana bağımlı olabildikleri gibi maddesel ya da mana anlamında değişik inanış ve bağımlılıkları da olabilir. Değişken ve hassas yapıda olmaları, yaptıkları içsel yolculuklarda kendilerini bulmalarını sağlamaktadır.

Su Elementi
Astrolojide Elementler

Burçların Ötesinde: Elementler ve Astrolojik Denge

Şöyle ki elementleri incelerken tek bir burç ya da göstergeye bakmak doğru değildir. Natal harita üzerinde gezegenlerin konumları ve burçları hesaplanarak kişinin mizacı belirlenir. Element hesaplamasına bir sonraki yazımızda değineceğiz. Yani baskın olan element, kişi hakkında çok fazla fikir verecektir. Ayrıca karma astrolojisi, kişinin karması ile alakalı bilgiler de sunacaktır. Sonuç olarak elementler hâlâ bir bilim olarak kabul edilmeyen astrolojinin temellerini oluştururken tıptan fiziğe, kimya ve hatta psikolojiye kadar birçok bilimin başlangıcını ve temelini oluşturmaktadır. Astrologlar çoğu zaman ilişkilerde element dengesini ele alırlar; çünkü kişinin mizaçlarının uyması, elementlerin birbirini tamamlaması ve zıtlıklar ilişkiler açısından önemli yer tutmaktadır. Dolayısıyla ilişki haritaları yani sinastri haritalarında önemli elementleri ve element dengelerini incelemek gerekmektedir. Genel olarak elementlere bir giriş yapmış olduk. Daha sonraki yazılarımızda elementleri tek tek ele alıp burçlar üzerindeki ektilerini anlatarak daha detaylı şekilde aktarmaya çalışacağım.